av malzemeleri ile ilgili herşey
  Sizden Gelenler
 

Fotoğraflar ve Hikayeleri - Erkin Akya Avı

erkin akyaArkadaşım Semiran ve ben (giorgio) Erkin : ) geçtiğimiz yaz birlikte bunun gibi bir çok akya avladık. Ağustos ayında, sabahın köründe, poyrazın kıvılcım attığı, suyun serin ve cam gibi olduğu güzel bir gündü. Semiran sırtısını çekmeye başladığı sırada ben heyecanlı bir şekilde suya atladım. (benim için asla durmazdı) Fucillimi kurduktan sonra güzelce nefeslenerek ilk dalışımı yaptım, derinlik yaklaşık 15m, açıktan kıyıya doğru yattım. Daha yeni inmiştim ama orda yaşıyor gibiydim. Balıklar benim her şeyimdi, onların peşinden koşmaktan büyük zevk alıyordum. Neyse, tamda düşündüğüm gibi karşıdan gelen bu büyük balıktı. Menzilime girince atışımı yaptım ve kovalamaca başladı. Yaklaşık 10 dakika süren çabalarım sonun da balığı kollarımın arasına aldım, sarıldım ve bağırmaya başladım. Çünkü bu benim vurduğum en büyük balıktı. Semih geldi ve gülmeye başladı. Balığı aldıktan sonra ben de tekneye çıktım, teknenin içerisinde yatan balığın benimkinin abisi olduğunu gördüm. Bana elini gösterdi 13 numara paragat iğnesi eline girmişti. Balığı tekneye alırken eline giren iğne, balık oynadıkça eline oturmuş.

Gönderen: Erkin
Şehir: Eski Foça - İzmir
Balık: Akya

 
Gökhan - Antalyada Mercan ve Ahtapot Avı

Gökhan antalya mercan avıAva çıkacak olduğumuz Belek-Boğazak mevkine saat 08.00 gibi geldik... Ancak dalga boyu yaklaşık 3 m. ve rüzgarda 7 şiddetinde oldugundan ne yazık ki açılamadık... Tekneci abimiz bu hava da alabora oluruz deyince de hepimiz YIKILDIK... çünkü epey bir hazırlık yapmıştık, ve bu güne şartlanmıştık. Neyse bu bolgede yapacak bir şey olmadıgını anlayınca tekrar hızla Antalya' ya donmeye karar verdik,cunku daha fazla kaybedecek vakit yoktu ve hemen yeni bir şeyler bulmak zorundaydık... yol boyunca alternatifleri dusunmeye basladık, Adasımın 160 km hızı sayesınde 20 dak. geldik Antalya yat limanına ve hemen bir tekne bulduk... Antalya' da deniz ve hava durumu Belek' e gore daha iyiydi.. Neyse anlaştık ve açıldık... Tabi bu arada saat 10 oldu, balık için cok gec bir saat ama elden baska birsey de gelmiyor... Neyse bizim oltaları atmamız 10:30 u buldu... Denizde ÖLÜ DALGA diye tabir edilen dalga vardı ve hepimizi adeta yerle bir etti... Aynı lunaparkta ki GONDOL misali hepimizin midesi ağzına geldi... Buna rağmen 4 saat denizde kalmayı başardık ve sonuç yaklaşık 4 kgcuk balık... Mercan, kupes, izmarit, izmaritin bir türü olan bakla ve tabi ki 3 kg. agırlıgında bir AHTAPOT... Bu da tabi her ilginçlik beni bulduğundan bana denk geldi...


Gökhan ahtapot avı
AHTAPOTUN YAKALANIŞI: Oltama bir şey vurur gibi oldu, gerdim ve takıldığını hissettim, çekmeye çalıştım ilkin ama gelecek gibi değil... Ne olduğunu pek analyamadım, sonra bir den hafiflediğini hissettim ve sarmaya başladım, sonra tekrar ağırlaştı... Ben 2.10 carbon kamış kullanıyorum, ağırlıktan neredeyse kırılacak sandım... neyse çekmeye devam ettim.... derinlik yaklaşık 50 m., ve o da ne kocaman bir kütle suyun altında, kolları görünce anladım ahtapot olduğunu, ama tutmak ne mümkün, sekiz kolunuda sallıyor canavar, neyse kaptan tuttu misina dan ve en az 8 - 10 defa hayvanı vurdu teknenin güvertesine... Ben ahtapotun öldürülüşünü ilk defa gördüm.... İçim acıdı ama başka türlü ölmüyormuş bu canavar... Ahtapotun yapılışını bilmediğim için, tekneciye verdim... Bir av da böylece bitmiş oldu.... Ava ait bir kaç fotoyu gonderiyorum...
Hepinize sevgiler, saygılar....

Gönderen: Gökhan
Şehir: Antalya
Balıklar: Mercan & Ahtapot

 
mder55 - Gökkuşağı Alabalığı Avı

mder55 Gökkuşağı Alabalığı Avı4.5 kg,65 cm olan alabalığı tuttuğum yer baraj gölünün en sert akan yerlerinden biriydi.
50lik bir misina,100 gr kurşun ve ucuna taktığımız solucandan oluşan 'el oltası' dediğimiz makarayı akıntıya karşı savurarak atıyoruz.Akıntı sayesinde bir yay çizerek dibe oturur.İşte bundan sonrası ilahi sabrınızla ve sükunet içerisinde beklemekten ibarettir.Balığın geldiğini hissettiğiniz an sükunet yerini coşkuya bırakır.
İşte resimdeki bu balığı da anlattığım şeyleri yaşarak tuttum.Üstelik ertesi iki gün içerisinde 3.700 kglık bir tane daha yakaladım.Sizlerle bunların resimlerini de paylaşacağım.
Görüşmek üzere...

 
Teoman Türker - Akarsu Yayın Avı
Teoman Türker Yayın Avı

Öncelikle şunu söyliyeyim;biz AMASYALILAR olarak ava düşkün insanlarızdır.bil hassa ,akar su balık avcılığı mız ön planda gelir.çevremizdeki illerde bizim bu düşkünlüğümüz yüzünden akar su balıkçılığına başlamış olup,çoğuzaman bizi av bölgelerine sokmazlar.Biz bölgedeki balık avını yazlıkve kışlık olmak üzere
bütün bir sene boyunca sürdürürüz.
Yaz avcılığımızda: YAYIN,SAZAN.LEVREK,TURNA. Önceliğimiz YAYINDIR Kış aylarında ise: SİS BALIĞI avına çıkarız.bu av EKİM ayında Karadenizdeki HAMSİ sezonu ile başlar;çunki bu avdaki başlıca yemimiz HAMSİ dir.bu hamsi olayı bizde 15 senden beri devam etmekte olup,son bahar gelince dört gözle hamsinin gelmesini bekleriz.meraklı bir balıkçının denemsi sonucu bulunmuş olup kış avında başlıca yem olarak sis balığı avında kullanırız.bunun yanında ayrıca LOKMA da ikinci yem tercihimizdir.önceleri sadece dip oltası ( uçta 0.2 veya 0.3 lük norveç iğne, 30cm.yukarısında kayıcı kurşun dayamalığı ve ip üzerinde hareketli kurşun,kurşun ağırlığı suyun debisine göre 15,20,25 olabilir.ip kalınlığı balıkçının alışkanlığına göre 30,40 ve en fazla 50 lik olur. benim tercihim daima 50 lik tir çünki 8 kg lık gibi yayın ve 3,4 kg.lık sis balığı süprizleriyle karşılaşabilirsiniz.) Kullanırdık.fakat bazı bölgelerde balığın hamsi değil lokmayı tercih ettiğini gözlemledik. bunun içinde gittiğimiz bolgedeki balığın yem tercihini anlamak için de 2 li çapari düzeneğini benim şahsi görüşüm sayesinde kullanmaya başladık.bu düzenekte aynen dip oltasıdadaki gibi ip kalınlıkları ve iğneler kullanılır. şekil olarak; önde fırdöndülü kurşun,kurşundan sonra ki 15cm. veya 20.cm lik mesafelerde deki fırdöndülere bağlı 10 cm. uzunluğunda,ana ip kalınlığında ki iplere bağlı iğneler den ibarettir.alttaki iğneye genellikle hamsi ( HAMSİYİ göbekten sonra kuyruk tarafını 2 cm.veya 3 cm. boyunda alır kuyruk tarafı yukarı ip tarafında olacak şekilde tutup iğneyi hamsinin arasına sandöviç şeklinde saklar,beyaz makara ipliği ile hamsinin etrafını sararak iğneyi yem içinde sabitleriz) üsteki iğneye ise lokma takarız ve balığın tercihini öğrendikten sonra iki oltayada aynı yemi kullanırız,bu sayede çif balık tuttuğumuz çok olmuştur. daha sonraları yine benim şahsi düşünce inisiytiflerim sonnucunda makinalı kamışlar kullanmaya bşladık vede çok başarlı verimlilikler sağladık (kamıştada 2 li çapari düzeneğini kullanıyoruz) kamışı genellikle gecele diğimiz sabit av bölgelerinde kullanırız.kamışa gündüz zil,gece ise hem zil hemde fosfor takarız.kamışın bir iyliğide başında sürekli beklemez bu arada yemeğinizi yer çilingir sofrasının tadını çıkarırsınız.

İşte bu 8 kg. lık yayın olayı da böyle bir gecenin ,sabahının erken saatlerinde gerçekleşti; sabah kahvaltından sonraydı ,yerimiz bir istasyon su pompası bendinin üst tarafında geniş bir akar su alanıydı, su yüksekliüi ise diz boyundaydı benim kamış en alt uçtaydı ,yanına gidip kamışı çekerek yemlerini tazeledim(hamsiyle,lokma taktım) kamışın yerini biraz daha aşağıya alarak 34,40 m.lik bir mesafeye karşı kenara doğru fırlattım kurşun bir müddet suyun içinde yuvarlandıktan sonra sabitlendi ipin boşluğunu alıp kamışı kamış demirine takıp ipide hafif bir şekilde geginleştirip te zilinide taktıktan sonra bir sıgara yakıyordumki zil sesini duyup kamışa bakınca kamışın ikye katlandığını gördüm hemen kamışın çatal telini açtım ve ipin boşta kalmasını sağlıyarak kamışı elime aldım çatalı kapattım makinayı sararak ipin boşluğunu aldım kamışı geri doğru yatırarak balığın ağırlığını hissettim ve hemen arkadaşıma toru alıp gelmesi için seslendim,bu arada kamışı yere bırakıp ipi elime alıp çekmeye başladm ,balık bir müddet bana doğru gelirken ip su içinde göremediğim bir şeye takıldı hemen ipi boşladım,bu arada arkadaşımda toru alarak yanıma geldi balık ipi geri çekerek kurtulmasını sağladım.baktımki arkadaşın ayağında çizme yok,hemen toru ben alıp suyun içine girdim böylelikle balığı çekme zevki arkadaşa kal mış oldu,ben se elimde torla 3,4 m. suyun içinde balığın geliş yönüne doğru gittim ben balığın 3,4.kg. lık iri bir hozik olarak bekliyordumki birde ne göreyim kocaman bir yayın balık önüme geldiğinde hemen torun içine alıp kenara çıkardım.işte böylelikle ogün niyetimizde olmıyan supriz bir nasiple karşılaşmıştık hemde hamsi gibi bir yemle.tecrübelerime dayanarak kışın 50 lik ten aşağı ip kullanmam bugibi suprizlere hazırlıklı olmuş olurum.
Sizlere şunuda söylemek istiyorum: Akar suda kamışın enbüyük avantajları
birkere açılmış olan ipinizin tamamı suyun akıntı baskısı altında bulunmaz,düzeneğinizi karşı kenara atarak o taraftaki balığıda yeminizi takip etmesini sağlarsınız ayrıca kılıpsinize sürgün yerlrde ağır fırdöndü kurşun takarak( 100,150 gr.lık) düzeneğin akar suyun orta kısmında sabitlenmesini sağlıya bilirsiniz,böylelikle büyük balık yakalama olasılığınız da çoğalmış olur.
çünki büyük balıklar akar suyun ortasında yemlenir. ben bu gibi uygulmalar yaparak ,arkadaşlar ufak balıklarla üğraşırken ben hep büyük balıklr yakaladım şimdi ekip arkadaşlarımda benim sitillerimi uyguluyorlar.kamışın bir avantajı da kamışınız balığı beklrken.balık avının eğlenceli aktivetelerini rahatlıkla yapabilirsiniz.
Evet sevgili dostlarm,ifadelerim biraz uzun olduysada,böylelikle hem TOM
AMCA nın bir macerasını takip etmiş oldunuz vebunun yanında akar su avcılı
ğının zevkini bir nebze de anlatabildiysem nemutlu bana.

Ras gele dileklerimle. TOM AMCA

Gönderen: Teoman Türker
Şehir: Amasya
Balık: Yayın 8 kg.

 
  Bugün 3 ziyaretçi (43 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=